Yaşam Biçimi
İstanbul dünyadaki hiçbir şehrin sahip olamayacağı özellikleri barındırıyor. Bununla birlikte, turistik ürün açısından baktığımızda ise İstanbul’un yeterince değerlendirilemediğini görüyoruz. İnsanlar artık, yalnızca tarihi yerleri gezmek için bir ülkeye, şehre gitmek istemiyorlar. Günlük gezilerden kalan sürede, sakin bir ortamda dinlenmek, alışveriş etmek, güzel bir yemek yemek, eğlenmek de önemli bir etken. İstanbul’un sunduğu farklı yaşam biçimini yansıtan en önemli yerlerin başında İstiklal Caddesi geliyor. 1 senedir aralıksız süren ve beğenilmedikçe yenilenen, yenilendikçe daha da kötü yapılan bir çalışmadan söz ediyoruz. Ağır iş makinalarının gece gündüz dolaştığı, insanların arasından yük taşıyan kamyonların geçtiği, sakin bir ortamda kahve içmek isteyenlerin kaldırım taşlarını yerinden söken makinanın gürültüsünü müzik niyetine dinlediği bir yaya yolu… Bütün turistik broşürlerde yer alan bir tramvayın yaklaşık 5 aydır gözükmediği, ESMO Kongresi boyunca hemen hiçbir gece ışıklandırmanın çalışmadığı, dükkan ışıklarıyla önünü görmeye çalışan insanların dolaştığı bir cadde…
Geçen sene İspanya’dan getirdiğimiz bir grubun yetkilisi, ağustos ayında yine büyük bir grupla geldi ve gözlerine inanamadı. Aynı yol, bu kadar kısa sürede bir daha neden yapılıyor dedi. Siz olsanız hangi yanıtı verirdiniz? Ben de o yanıtı verdim…
Yerel yönetimlerin vatandaşlarına ve şehrin konuklarına yapabileceği en büyük hizmetlerden birisi onları insanca şartlarda yaşatabilmektir. Şehirde varolan 5 yıldızlı otellerin, şık lokantaların ve dükkanların sayısının yüksek olması yeterli bir neden değildir. Onlara sunacağımız yaşam biçim sayılardan daha önemlidir. Anlaşılan, mevcut yerel yönetimin yaşam biçimi anlayışı, İstanbul’un sunabildiklerinin gerisinde kalıyor.
Türkiye, Turist Gönderen Ülke
Turespaña’dan sonra La Maison de la France ve Brezilya da tanıtım için Türkiye’ye geldiler. Senede 350 bin Türk’ün Fransa’yı geziyor olması La Maison de la France yetkililerinin de dikkatini çekti ve 22 değişik turizm temsilcisilerinden oluşan bir toplulukla İstanbul’a çıkarma yaptılar. Alışveriş merkezleri, turistik bölgeler, konaklama tesisleri, acentalar ve Air France yetkililerinden oluşan Fransız turizmcilerin hedefi Fransa’nın değişik bölgelerine Türk turistleri çekebilmek kaygısıydı.
Fransa, kitle turizmi yapmadığı halde en fazla turist sayısı ve turizm geliri elde eden ülkelerin en başında geliyor. Bu başarının nedenlerini araştıran kişilerin, bu tanıtım toplantılarına katılmalarında yarar var. Sayısal gururlar yaşamak istiyorsak, biraz daha çalışmamız gerekiyor. 21 milyon turist getirdik demek pek gerçekçi olmuyor çünkü en ucuz turisti ülkemize çekmenin gururlanacak bir durumu yok.
Bu arada, Brezilya’nın Bahia Bölgesi yetkilileri, yılda 5 bin Türk turistten daha fazlasını çekebilmek için tanıtım toplantısı yaptılar. Gelişen pazarları takip etmek, ilerisi için çalışmalar yapmak gerektiğini biliyorlar. İlginç değil mi?
Kırsal turizm
Daha önce de yazmıştım. Türkiye, 31 Milli Park ile Amerika Birleşik Devletleri’nden sonra dünyanın en çok milli parka sahip ülkesidir. Değişik bölgelere, kasabalara dağılmış eşsiz doğal ve tarihi güzellikler yatırım olmadığı için değerlendirilememektedir. Safranbolu bu konuda ilginç ve başarılı bir örnektir. Safranbolu’daki turizm işletmelerinin çok sayıda turistin gittiği bölgelerdeki tesislerden farklılıkları şunlardır: 1. Çok sayıda odası olan büyük tesisler değil, küçük ve orta boy işletmeler vardır. 2. Bu işletmeler, etkin ve esnek yapılarıyla olumsuz koşullardan daha az etkilenirler. 3. Tarihi ve doğal güzellikler ile yerel el sanatları ve yerel mutfak öne çıkarılarak yapılmışladır. 4. Yerli gezginlere yönelik 12 ay boyunca hizmet verirler. Özel bir sezonları yoktur. 5. Gereksiz bir rekabet olmadığı için oda konaklama bedelleri bir çok turistik bölgenin ortalamasının üzerindedir.
Aynı düşünce içinde, ülkenin benzer yerlerine küçük ve orta boy turistik işletmelerin yapılması teşvik edilmelidir. Bu bölgelerin eksiği olan tanıtıma, devlet katkıda bulunmalıdır. Dev yatırımlar olmadığı için geri dönüşleri daha hızlı ve yararlı olacaktır. Aynı sahil şeridi üzerinde, birbirine benzeyen yüzlerce konaklama tesisi yapılmasını teşvik ederken, bu kaynakların çok küçük de olsa bir bölümünü kırsal turizm yatırımlarına ayırırsak ileride çok yararını görürüz.
Iskender Çayla Hotel Dergisi, Ekim 2006
|
|
|
Siyasi Partiler Turizmciye Kulak Versin
|
|
Hürriyet, 17 Temmuz 2007
|
|
Yaşam Biçimi Türkiye, Turist Gönderen Ülke Kırsal Turizm
|
|
Hotel Dergisi, Ekim 2006
|
|
|
2005; Fırsat ve Fırsatçılık Arasındaki Ayrım
|
|
Hotel Dergisi, 2005
|
|
|
Rüzgarın Dinmesini Beklemek
|
|
Hotel Dergisi, Aralık 2003
|
|
|
Tanıtım ve Reklam
|
|
Hotel Dergisi, Haziran 2003
|
|
|
Turizmde Ürün Çeşitliliğinin Önemi ve Tanıtımda Uygarlıkların Öne Çıkarılması Düşüncesi
|
|
Hotel Dergisi, 2003
|
|
|
Akdeniz’de Bölgesel Tanıtım
|
|
Hotel Dergisi, 2003
|
|
|
Ulusal Turizm Öngörüleri ve Direnç Noktaları
|
|
Hotel Dergisi, 22 Haziran 2002
|
|
|
Türkiye’nin Tanıtım Sorunu
|
|
Hotel Dergisi, Nisan 2002
|
|
|
İstanbul’a Yeni Yaşam Alanları Gerekiyor
|
|
Hotel Dergisi, 5 Aralık 2001
|
|
|
Ülke Tanıtımında Uluslararası Turizm Fuarlarının Önemi ve Türkiye’nin Eksikleri
|
|
Hotel Dergisi, 15 Haziran 2001
|
|
Dış Ticaret açığı, Turizm, Kaynakların Doğru Kullanılması ve Tanıtımda Yeni Evre
|
|
Dünya, 12.07.2000
|
|
|
Turizmimiz ve Kültürümüz IMF Kıskacında
|
|
(Yalçın Bayer, köşe yazısı) Hürriyet, 25.06.2000
|
|
|
Türkiye, Tanıtım, Turizm
|
|
Hotel Dergisi, 10 Nisan 1999
|
|
|
Turizmci, Medyadan Rahatsız
|
|
Cumhuriyet, 03.04.1999
|
|
|
Turizm, Terör Sorunu, İptaller, Tanıtım, Yanlış Tanıtım ve Öneriler
|
|
Dünya, 23.03.1999
|
|
|
Yurtdışı Tanıtımında Çocuklara Yönelik Çalışma
|
|
İskender Çayla
|
|
|
Türkiye’nin Dış Görüntüsünü Olumsuz Etkileyen Çalışmalar ve Sivil Toplum Örgütlerinin Basın Komitesi Kurması.
|
|
İskender Çayla
|
|
|
İstanbul ve Trafik Sorunu
|
|
İskender Çayla
|
|
|
Önerilerim...
|
|
İskender Çayla
|
|
|